uzun mesafe ilişkileri

çoğu kişinin anlamsız bulduğu ve olanak vermediği fakat benim çok da güzel 2 sene sürdürdüğüm ilişkim. yaşayanlar bilir, herkese 'evet oluyor gayet de mutluyuz' demek, ikna etmek bazen zor gelse de konu sevgiyken mesafelerin pek bir önemi yok, sonuçta güneş de yeryüzüne bilmem kaç milyon km uzakta ama çıplak gözle bakamayacağın kadar yakın, tenini ısıtacak kadar seninle.
genelde uzun sürmeyen istisnalar haricinde bir birinde uzak iki kişinin ayda bir görüşebildikleri, ten teması kurabildiklerini ilişkilerdir. genelde skype, facetime, whatsapp görüntülü aramayla hasret giderilir. dizinin dibinde olması terimi daha mantıklı ve olumludur benim için.
kim ne derse desin insanda ki kuruntulu düşünceleri artıran ilişki modelidir. herkes için aynı boyutta olmasa da bazı ilişkilerde paronayaklık seviyesine kadar gelebilmektedir
herkes "-ebilirlik" üzerinden yorumluyor bu ilişkiyi. işin bir de diğer yönü var: insanlar genel tabiatıyla "diğerleri"nden uzak kalmak isteyebilirler: bunun birkaç sebebi var.

sizi tamamlayacağına inandığınız şey "diğer başka bir insan" değilse, örneğin filmlerle, müziklerle, doğayla, hayvanlarla vb. hayatınızı doldurabiliyorsanız ve yurt dışında olduğu gibi özel alana saygı bizde "benimle ilgilenmiyorsun"a dönüşüyorsa, ilgi doyurmak adına artık hayatından ödün vermek istemeyen kişiler bu hepten kaçınma durumundan önce farkında olmadan "uzak mesafe ilişkisi"ni seçerler.

evli ve çocuklu insanlarımızın sıkça şikayet etmesinin sebebi de budur: çevre baskısından ötürü hayatını renklendirecek hobiler edinmeden, gezilere çıkmadan hoop evlenme, iş, çocuk derken emeklilik vakti gelince panik başlar. orta yaş krizi de bu sebepten patlar. ilber hoca'nın da buna yönelik güzel saptamaları var ancak kendi tecrübelerimle yazmayı doğru buluyorum. uzak mesafe ilişkisini şu an uzakta kalan dostlarımla sürdürüyorum ben mesela, ben izmir'deyim, arkadaşlarım istanbul'da kaldı, kimisi yurt dışında. canımız istediğinde araşıp saatlerce konuşuyoruz. ilişki deyince sadece sevgililiği anlayanlar için bu bir fuck buddy'lik. aradığımda dizi izliyorsa, yemek yiyorsa kapatıyorum, sonra arıyorum. yalan yok, küsmece yok, trip yok. özel ilişkiler de böyle olmalı. olmuyorsa da "yalnız kalamıyorum ama" kişiliksizliğinden sıyrılıp bi ilişkiden diğerine atlanmamalı.

ülkemizde bundan çok var, özellikle de bir ilişki içindeyken elin yabancısına bile muhatabını daha iyi bir fırsat için tepeceğini söyleyip diğer yandan o anlamsız parazitliği sürdüren insanlar. ben bu çekirdeği genişletip "arkadaş grubu", sonrasında "takım", "parti", "cemiyet" vb. olmadan ayakta duramayan karakterlere uyarlıyorum. ne önünüze ne peşinize kimseyi takıp, seçici kimliğinizle dostlarınızı seçip, ondan sonra tanıdıkça ilişkilerinize de yön vermeniz en sağlıklısı olacaktır diye düşünüyorum. yoksa bir başkasıyla değil ama o zamanı filmlerle vb. geçirmek isteği de bence aldatmaktır çünkü bitirmek istemenize rağmen sürdürmek bir çıkar ilişkisidir, gibi gibi.

pek çok çıkarım yapılabilir ilişkiler üzerine, doğru olduğunu ancak hisleriniz ve sezgileriniz ile anlayabilirsiniz. tıpkı "üzerinden kimlik betimlenilmemesi gereken diğer tüm bilgi türleri" gibi insan unsuru da başkaları için değil, kendi ruh doyumu için hayata katılmalıdır. evliliğin dahi ülkemizde hala "aileler evleniyor" şeklinde algılandığı bir toplumda ilişkiler ne kadar sağlıklı yürür, yürüyordur bilemiyorum.

şunu da son olarak ekleyeyim: beyne komut vermek bizim elimizde. düşünce eylemi doğurur. sevmek istiyorsanız sevdiğinizi düşünürsünüz. artık sevmemeniz gerektiğinde de sevmediğinizi. bu bağlamda gerçek sevgi nedir, var mıdır vb. sorularla da beyin fırtınası yapabilirsiniz. ego doyumu ve süperego çatışmaları kanımca ilişkiler yumağını kolayca açan parametreler. bunu karmaşık hale getiren biz insanlarız. soğukkanlı bir biçimde mantık çerçevesinde düşünüp duyguların zehrinden arınıldığında, belirsizlik dehlizlerinde kaybolmanın beyinde yarattığı tümörün ruhunuzu hasta ettiğini, yaşanmış ve gözlemlenmiş tecrübelerin size okunan masallardan daha evla olduğunu, mekan ve insan kitlesi değişmiyorsa sonuçların da farklı olmayacağını kestirmek rahatlıkla mümkün. en nihayetinde, kişilik yapısına göre değerlendirmek gerekir bu ilişki türünü. ben yakın olanından daha huzur verici buluyorum. diğer türlüsünde bıkmalarına rağmen küfürleşen, evlenen vb. çiftler bilişsel çelişki örneği veriyorlar ki bu konuyu da kendi başlığında irdelemek gerekir.
gerçek anlamda saygı, sevgi ve güven üçlüsü karşılıklı olarak oluşturulmuşsa hiçbir sorun yaşanmayacağından emin olduğum ilişki tipi. belki fazla iyimserimdir. kim ne derse desin sevmek, sevilmek iyidir.
içinde gerçek anlamda bir sevgi varsa güzel ve bol özlemeli gidecek bir ilişkidir. eğer sevmiyorsan aldatmaya dayalı , nasılsa ruhu duymayacak kafasında giden bir ilişkidir.
kesinlikle ilişkide karşı tarafı daha iyi tanımanızı sağlayan durumdur. 5 yıllık ilişkimin son 2 senesi mesafelerle geçti. bi de o aylar sonra buluşmalar var ya, ne kadar içten sarılmalardır onlar bi bilseniz. doyamazsınız. tekrar gideceğini bilerek öylesine vakit geçirirsiniz ki. o buluşmalarda yapılan herşey mübahtır. karşı tarafın her hatasına göz yumarsın, o kadar özlemişsindir.

hiç unutmuyorum, sabah otobuse binip gidicem. yine farklı şehirlerde olucaz. saatlerce birbirimize sarılıp salya sümük ağlamıştık. şimdi güzel birer anı olarak kaldılar. bana bu uzun mesafe ilişkisinden geri kalansa, evime dönerken otobüsün televizyonunda keşfettiğim candan erçetin şarkıları...

yanlış kişiyle olduğumu da daha sonra anladım... yada bu kadar uzun süre uzak kalmayı kaldıramadı. ama gerçekten seven birisi sabrederdi diye düşündüğüm icin ilkine inanmayı seçtim. ve ben neyi seçersem seçeyim yüzlerce şiir yazdığım kadını bana getirmiycek. belki ben onu uzakta bırakarak hata ettim ama kesinlikle evleneceğim kadınla kısa sürede olsa uzun mesafe ilişlisi yaşamak isterim. saygı, sevgi ve güvenin en zorlu testidir mesafeler.
kime göre neye göre uzun?

kaç kilometre lazım gönlünüzün zayıf düşmesine?

ben birini bilirim ki, 14 yıl boyunca ölen karısını unutamamış, başkasına göz ucuyla bile bakmamış.

daha uzun mesafesi olan var mıdır?
Ege Sözlük - 2018