jön

Durum: 90 - 0 - 0 - 0 - 22.02.2018 17:28

Puan: 1253 - usta yazar

8 ay önce kayıt oldu. 1.nesil yazar.

Kafkagillerin Franz diye bilirler.
  • /
  • 5

ege sözlük

kapısına kilit vurulması unutulan sözlük.

çok ümitliydim buradan aslında.

ege sözlük'te şu da olsun dedikleriniz

daha fazla reklam yapıp insanları çekmek gerek buralara.

yoksa olanı da kaybeder gibi gözüküyor.

bekaretin önemi

kafasını pantolonundan çıkarmayan insan müsveddelerinin genel olarak takıldığı noktadır.

bekaret yüzünden kimse o*ospu değildir evet.

ama insanlara namus bekçiliği yapan herkesin ruhu o*ospudur. net.

şu kadar geniş dünyada insanı darlamayı becerebilmek

bir durum.

sen rahat rahat, geniş geniş yaşamak istersin, biri gelir, 7 milyarlık dünya hayatında başka kimse yokmuş gibi özellikle seni seçer, ruhunu daraltıp sıkar.

az ötede oynayın lan artık.

karikatür sevmeyen insan

aynı karikatürler döndükçe sürekli sıkılmıştır.

türkiye'nin afrin'e girmesi

sınır güvenliğini sağlayacak kadar girmemizi anlıyorum.

fakat kökünü kurutacağız fikriyle ilerleyip, işgalci konuma düşmemizi kabul edemem.

babaanne lafları

sinirlenince 'andır soyka' der.

andır; lanet, pis.
soyka; karga.

jean piaget

epistemoloji ve bilişsel gelişim alanında çalışmış isviçreli psikolog.

daha çok gelişim psikolojisi ve ahlaksal gelişim alanında tanınır. çocuk psikolojisi üzerindeki bulguları çığır açmıştır.

albert einstein ile şöyle bir olayları vardır:

einstein ilkokul çocuklarına izafiyet üzerine ders vermeye çalışır. çocuklar kendisini anlamaz ve dalga geçerler. ardından piaget'den durumu araştırmasını rica eder. piaget bunun üzerine psikolog olan eşine gider ve bir çocuk istediğini, üzerinde araştırma yapacağını söyler. eşi bu benimde ihtiyacım olan bir şey der ve kabul eder.

ilk çocuktan sonra piaget eşine tekrar bir çocuk istediğini, farklı cinslerde kuramını incelemesi gerektiğini söyler. eşi bak bu banada lazım der. şansları yaver gider ve ikinci çocuk, diğer cins doğar. ardından gelişimini gözlemleyerek kuramına son şeklini verir.

ve sonra gökyüzüne ateş edeceğiz ahenkle

hymn for the weekend'den bir söz.

zaferler kazanacağız bir gün, gözümüzü ufuklara dikip bulutları fethedeceğiz bakışlarımızla. gün gelecek çığlıklarımız alacak dağların zirvelerini, aşacak ardına, avuçlarımızın içiyle dokunacağız yeryüzünün tüm noktalarına. yüreğimiz yetmeyecek dar göğüs kafesimize, insan zaferlerinin en görkemlisini, en bilinmezini yaşayacağız-

-ve sonra gökyüzüne ateş edeceğiz,

ahenkle.

ege itiraf

gerçek adım jön değil.

franz kafka'nın kankasıyım.

swh

smiley was here'ın kısaltılmışı. gülücük buradaydı anlamına gelir.

sözlüklerde gülücük ifadesi -iki nokta üst üstte+ kapa parantez- kullanılmadığı için swh yazılarak bu durum aşılır.

atatürk'ün gençliğe hitabesi

nutuk'un bitiş paragraflarıdır:

ey türk gençliği!

birinci vazifen, türk istiklâlini, türk cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. istikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. istiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

ey türk istikbalinin evlâdı! işte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

-20 ekim 1927

nutuk

mustafa kemal atatürk'ün cumhuriyet halk partisi'nin 15-20 ekim tarihleri arasındaki ikinci kongresinde okuduğu, 1919'da samsun'a çıkmasından 1927'ye kadar uzanan dönemi kaleme aldığı eseridir.

sözlük yazarlarından kitap tavsiyeleri

başta her zaman nutuk elbette ki.

sonra palahniuk efendiden survivor -türkçe çevirisinde gösteri peygamberi-. yeraltının en iyi eserlerindendir.

üstteki yazarın nickinin düşündürdüğü

elalem ne derse desin hade, hade, hade, haydeeee swh.

uykum mu geldi ki acaba.

zekanın verilen cevapta değil sorulan soruda olması

müthiş bir tespit.

sorulan sorunun cevabı mutlaktır, bellidir. soru, cevaba alternatif bir kaynaktır. cevabı yönlendiren etkendir.

sorunun ise ucu bucağı yoktur. doğru şekilde sorulması bile büyük bir zihin çalışmasına hizmet eder.

bunun en önemli kanıtı felsefedir. asıl amaç cevap vermek değil, soru sormaktır. çünkü soru soruyu çeker ve başka soruları getirir.

duyulmuş en güzel iltifat

daha yeniyim öğretmenlikte. okulda yürüyorum. diğer sınıflardan bir öğrenci koşuyor başını karnıma koyuyor. kafasını kaldırıp gözüme bakıyor ve söylüyor:

-öğretmenim, öğretmen gibi kokuyorsunuz.

ankara'da gece hayatı

çok tatlı bir durumdur. kızılay'da ünlü karanfil sokağında bütün dükkanlar kapalı olur. satıcılar küçük küçük tezgahlar açarlar karşılıklı. çığırtkanlık yapmak yasaktır, yapanı herkes uyarır.

ayaküstü ekmek arası bir şeyler atıştırılırken, hemen arkada oturanlar semaverden çaylarını almışlar ve bir sigara yakmışlardır. bir yerlerden bir müzik sesi gelir. davullu zurnalı roman havası çalan abiler vardır.

yolda yürürken de kimse kimseye çarpmamak için yol verir. sigara içenler sağda solda içer, ki, arkalarından gelenlere dumanı çarpmasın.

tatlı bir durumdur. huzur dolu bir sessizlik vardır.

çevrimiçi üyeler

yukarıdaki istatistik butonuna basınca ulaşılabilecek kısımdır.

bir tek ben varım şimdi. sözlüğü üstüme kapatıp çıkmış herkes.

üzdü.

ben sana laik olamadım

ayrılmak isteyen sevgiliye hızlı bir manevra yaparak kafasını karıştırmak için söylenebilecek bir söz.
  • /
  • 5
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 90

duyulmuş en güzel iltifat

daha yeniyim öğretmenlikte. okulda yürüyorum. diğer sınıflardan bir öğrenci koşuyor başını karnıma koyuyor. kafasını kaldırıp gözüme bakıyor ve söylüyor:

-öğretmenim, öğretmen gibi kokuyorsunuz.

atatürk'ün gençliğe hitabesi

nutuk'un bitiş paragraflarıdır:

ey türk gençliği!

birinci vazifen, türk istiklâlini, türk cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. istikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. istiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

ey türk istikbalinin evlâdı! işte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

-20 ekim 1927

mustafa kemal atatürk

türkiye cumhuriyeti'nin kurucu önderi, başarılı bir asker, aydınlık fikirleri ile birkaç yüzyıla damgasını vurup çağını aşmayı başarmış bir siyasetçi ve en önemlisi halkını eğitmek için kara tahta ile yollara düşmüş bir öğretmen.

başöğretmen diyeceksiniz.

eğitim

akademik tanımı; kişinin davranışlarında kasıtlı, kendi yaşantısı yoluyla, istendik, kalıcı izli davranış meydana getirme sürecidir.

kişinin istediğine ve yaşantı yoluyla kazanması düşünüldüğü için genellikle ülkemizde öğrenciler 'boşverilir'.

bir de eğitim sistemi diye bir şey var, ona hiç gelemiyorum şu an.

siktin formatı eyledin viran

her sözlüğün olmazsa olmazı, format kurallarına uymayan yazarların ağzına ağzına vurulası sözdür.

duyulmuş en güzel iltifat

daha yeniyim öğretmenlikte. okulda yürüyorum. diğer sınıflardan bir öğrenci koşuyor başını karnıma koyuyor. kafasını kaldırıp gözüme bakıyor ve söylüyor:

-öğretmenim, öğretmen gibi kokuyorsunuz.

atatürk'ün gençliğe hitabesi

nutuk'un bitiş paragraflarıdır:

ey türk gençliği!

birinci vazifen, türk istiklâlini, türk cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. istikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. istiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

ey türk istikbalinin evlâdı! işte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

-20 ekim 1927

per aspera ad astra

"zorlukların içinden yıldızlara" anlamına gelen latince diyem.

nasa'nın sloganı.

napoleon bonaparte

büyük fransız asker ve fransa imparatoru.

savaş anında üzerindeki soğukkanlılığı ile bilinen ve yeni taktikler kurmayı başarabilen askeri bir dehadır.

askerlerini kendi için acımasızca kullanmaktan çekinmemiştir. kendi başarısı için gözden çıkaracağı insan sayısı da pek önemli değildir.

zira haklıdır da.

eğer waterloo seferini de başarı ile tamamlasaydı, fransa halkı kendi peşinden yıldızlara kadar giderdi.

kendimce, dünya üzerinde kendisinden önce gelen bütün komutanların hep bir adım önündedir.

mustafa ismet inönü

1884'te doğmuş, 1973'te ölmüş türk asker ve siyasetçi.

cumhuriyet döneminde orgeneral, eski genelkurmay başkanı; türkiye cumhuriyeti'nin ilk başbakanı, ikinci cumhurbaşkanı.

(bkz:milli şef)

kürk mantolu madonna

popüler kültürün elinde laçka olduktan sonra merak edip okuduğum fakat sevemediğim kitaptır.
Henüz takip ettiği biri yok.
Ege Sözlük - 2018