Toplam Başlık Sayısı: 886

Toplam Entry Sayısı: 2262

Toplam Yazar Sayısı: 179

ege üniversitesi

bu güzel üniversitemiz türkiye'nin en büyük kampüsüne sahiptir. 63 yıllık köklü bir üniversitedir. gezmekle bitmeyen kampüsümüzde onlarca kafe mevcuttur. ben kampüsteki kafeler de oturmam diyorsanız küçükparka 10 dakikada ulaşabilirsiniz. kampüsün içinde metro istasyonu da vardır. spor salonu, olimpik yüzme havuzu, onlarca kulüp , binlerce kitabın ve daha fazlasının bulunduğu bir kütüphane daha da eklenebilecek vakit geçirebileceğiniz bir sürü yer var. kampüste gerektiğinde kafeye oturmam diyorsanız gölgesinde oturup sohbet edebileceğiniz çimler ve ağaçlar vardır. insanlarla en rahat diyalog kurabileceğiniz üniversitelerden biridir. kafeler de tanımadığınız birisi gelip masanıza oturup sohbet edip tanışabilirsiniz.
büt'ün ne demek olduğunu bir daha hiç unutmayacağınız bir üniversitedir. ama son yıllara doğru keşke bitmese, ayrılmasam diyeceğinizden de eminim. ege'de okuyup da beğenmeyen insan nadirdir. o insanı bana getirin siz...
küçükpark da ege üniversitesi öğrencilerin hep takıldığı ve vakit geçirdiği ve bornovanın en canlı yeridir. bir başka olarak forum bornavada 5-6 dakikalık mesafededir. hem gezmek hem okumak için en uygun üniversitedir.
izmir'i de seviyorsanız. izmir'in en iyi üniversitesi olarak ege üniversitesini tercih edebilirsiniz.

kürk mantolu madonna

madonna'nın hayatını anlatmayan kitaptır.

edit: anlatmayan, anlat-ma-yan.

sobanın işlevleri

sobanın işlevleriyle ilgili anımdır

1. sınıfta o zamanlar kalorifer yoktu hizmetli yakardı tenefüste sobayı. bir gün böyle hava baya karlı ve soğuk geldik okula, donuyorum 7 yaşında bit kadar bir çocuğum. 40 dakika var dersin bitmesine, hoca çarpım tablosunu anlatmaya çalışıyor ama tüm sınıfın ağzından taramalı tüfek gibi titreme sesi geliyor. hepimiz zilin çalmasını bekleyip sobanın etrafına kurulup ısınacağız. neyse o beklediğimiz zil biz donmadan çaldı. herkes üşüştü sobanın başına ısınıyor. ben baya donmuşum dibine kadar girdim. 2-3 dakika geçmedi duman yükselmeye başladı sobadan. koku falan geliyor ama kimse anlamıyor o yaşta çocuğuz ne anlarız.

20 saniye geçmedi bana bir tokat geldi durduk yere ben ne olduğunu anlamadım, sobadan 3 metre uzağa savruldum. tabi başladım hemen ağlamaya baktım bizim öğretmen bana bağırıyor it herif diye ben hala anlamadım sonra hemen geldi yanıma benim mavi önlüğe bakıyor. kafamı önlüğüme doğru bir indirdim benim önlüğün yarısı yanmış ama az daha dursa komple gidicem ben o an da kül olup.

neyse söndürdüler beni ama ben hala ağlıyorum öyle bir tokat vurdu ki öğretmen yani yansam orda, kül olsam daha az canım acırdı. böyle küçük bir anımdı okuyun favlayın.

ikiz

bir rakibim var hemde ikizim, ders çalışıyordum kendisi uyumaya gitti 10 dakika sonra geri geldi vicdanım rahat etmiyor sen ders çalışırken ben uyuyamam dedi

her yere her şeye 15 temmuz ismi vermek

tamam önemli yerlere verin, tamam o günleri unutmayalım, ders çıkaralım, tamam birilerine ders olsun da her yere her şeye de vermeyelelim be. sihri bozuluyor.

yakında 15 temmuz prezervatifi çıkacak diye korkuyorum. 15 temmuz bebek bezi.

ege sözlük 500 tl çekilişi

eminim eğitim için harcar - küçükte içerek yedi- :))

ege itiraf

yapılmayacak veya çalışılmayacak işler

fırıncılık: insanlar yatar sen çalışırsın insanlar uyanır hayat başlar sen yatmaya gidersin.insana hayatını yaşatmayan meslektir.

eğitim

kişide istendik yönde davranış değiştirme sürecidir. formal ve informal olarak ikiye ayrılır. formal eğitim şuan okulda aldığımız belirli müfredalar çerçevesinde çoçuğa belirli kazanımlar vermeyi amaçlayan eğitim. kısacası okulda gördüğümüz eğitim
informal eğitim ise belirli bir plana bağlı kalmadan kişinin bir şeyler kazanmasıdır. bu da günlük hayatta öğrendiğimiz , çevreden kazandığımız şeyler. yani : kişilerin çevrelerinden ya da kendileri deneyimleyerek elde ettikleri bilgileri kazanma sürecine de informal eğitim diyoruz.

aktaracak bilgi sonsuzluğunda yeni başlık açmaya üşenmek

sözlük yazarının ikilemi, dilemmasıdır. "hangi birini yazayım" ile başlar, "kim okuyacak" ile sonlanır.
bir de bütünleme takıntısı vardır, bir klasik müzik eserinin başlığını açsam önce bestecisini tamamlamam sonra diğerlerine el atmam gerek, tek başına piç gibi duramaz öyle. bir oyuncuyu açsak diğerlerine haksızlık olacak, haksız rekabet (oha bahaneye bak) o yüzden hiç dokunmamak en iyisi. kedigil açsam diğerleri üzülecek, bunun köpekgili de var falan. platipus orada boynu bükük duruyor. bunun çizgi romanı, mitolojisi, koleksiyoner firmaları falan var. var oğlu var. civil war, total war,
burzum war, manowar, virgin steele, virgin mary, bloody mary, bloody sunday, sunday mondays, vanessa paradis, les enfants du paradis, hail atlantis!, lemuria, therion, children of bodom,
sodom and gomorrah, pompeii, spartacus, hannibal, lecter, lecture, architecture, gaudi, audi, tesla, edison, ediz hun, attila, al di la, italya, lazanya, garfield, holden caulfield, david copperfield,
fields of gold, goldfinger, bond, james bond, james joyce, joystick, song of joy, brexit, eddie izzard,
lizard, blizzard, bizarre, queer, garbage derken hepsi çöp olur, elde -273,15 santigrat derece kalır.

haftada 34 kez sevişen kız

ölmeden önce izlenmesi gereken filmler

hayır da izlemesek ölüyor muyuz?

arif v 216

https://twitter.com/thebuluj çok güzel film hakkında eleştirilerde bulunmuş girin girin favlayın

eşi bulunamayan nesneler

sevgilim. eşsiz benzersiz biri çünkü.
edit1: az eksi atın piliz.

bir sorum var ey ahali

sana paradoksun ne oldugunu öğretmemişler sanırım
Ege Sözlük - 2018