hymen

kızlık zarının tıptaki adı.
he-man and the masters of the universe adlı bir çizgi film vardır, bilen bilir. "erkek adam ve evrenin hakimleri" gibi bir çeviriyle manowar'ı bile ağlatacak bir mizojini altmetni okunabilir, nakarattaki "he-man!" aslında "hymen!"dir. seyirciyle aralarına giren ekran da bu metafordur, dördüncü duvardır, berlin duvarı ve ağlama duvarıyla beraber rahim duvarı bu herifçioğlullarının 3 olmazsa olmazıdır, "dördüncü duvarı yıkmak" demek kadınları sindirmek demek olacağından küçük yaşta eğitim babında bu animasyonu çektiklerine inanıyorum. nils ve "uçan" kazlar ile de uyuşturucuya özendirme vardı. clementine kötüsü ateşten malmoth (ba ba ba, ateşten gömlek? hayırdır sen edip?) ile bir nesil tümden satanist olduk. 99-2000 gibi gelen dalga bu gençlerin ergenlik hezeyanlarıydı. ne diyordum, he-man'i oynayan andavalın prenslik adı "adam"dır. adem'e gönderme tabii ki de. kardeşi she-ra idi. ra güneş tanrı. mısır'ın ana tanrıçası isis. e mısır'da kleopatra falan hep kardeşleriyle evlendirilmiş zaten. burdaki kardeşlik de enseste açık. yani orostopollar doğu yobazlığını da kucaklamış. titrek, atılgan'a kılıcı tutunca dönüşüyordu, "güç bende artık!" diye böğürüyordu çemçük ağızlı adam. kılıç, füze vb. george carlin'in de defaten dediği gibi penis metaforu. eline alınca güçleniyor pezevenk. titrek/atılgan da fight clubvari şekilde aslında şizofrenik piçin hayal gücü. aslında ana-babası da yok, kesmiş hepsini. general falan hep ölü. mağaraya giren çıkan, uçan kaçan bi abla vardı, ordan anlamanız lazım. demirçene, hayvan adam, iskeletor. böyle kafa mı olur lan? mağara zaten platon'dan fight club'a (çok derin felsefe yaptım tyler durden falan bilim hep) hep metafor. örümcekler bağlaması falan alkol alınca oluyor halüsinasyon, yarasalar. batman pezevengi de alkolik, iron man onun gerçekçi kompozisyonu. kedi kadın, zehirli sarmaşık, fantezilere bak. öyle kadın mı olur lan. penguenmiş, korkulukmuş. alice yarasa mağarasındaymış. neyse, ne diyordum? hymen tavlada düşes atana denir (aha da yaktık devreyi), semender vardır bir de, semen semen diye sayıklar bonzai vurmuş piç. bilim, sanat falan hep uyuşturucu etkisinde yazılmış, yapılmış şeyler demek ki. the karate kid'de de bonzai vardı, o yamaca inmek falan hep metafordu gene, tibet rahiplerinin çıktığı merdiven gibi. stairway to heaven? çaktın mı şimdi? işte böyle. nerden nereye geldik. amma dolmuşum. gidip bir puzzlewood ormanında kaybolayım. belki maid marian'a rastlarım. sonra iklim değişir, akdeniz olur, ileri!
Ege Sözlük - 2018