ege itiraf

bu başlık olmazsa olur mu hiç? bu başlık altında tanışıp evlenen ilk çifte sözlük yönetimi olarak çeyrek altın takacağız.

dertlere derman, mutluluklara ortak olunacak başlıktır.

ilk itiraf da benden olsun; çoğu zaman işine geldiği gibi davranan çevremdeki bazı insanlardan nefret ediyorum.
o zaman benden de bir itiraf siz siz olun sınıfa yan gözle bakmayın thats bad idea
kendimi öldürmek istiyorum.
kesin o sevmediğin insanlar arasındayımdır (:

paylaştığım şeylerin bir çoğunu kullanmıyorum, sırf buraya paylaşırken öğrendiğim oldu.
eşitliğe inanıyorum. din, dil, ırk, cinsiyet gözetmeden, herkesten eşit derecede nefret ediyorum. *
sosyopat olduğum konusunda aslında yalan söylüyorum çünkü sosyopatlık tanımına uymayan tek şekilde asla yalan söylemiyorum. bu paradoksu bir yana bırakırsak, gerçekleri olduğu -beklemedikleri- gibi insanların yüzüne söylemek daha keyifli. kaybetme korkusu yalan söylettiği için, umursamadığınızı göstermek için en iyi yol patavatsızca doğruları söylemektir. onlara küçük sürprizler yapın. *
az önce gerçek bir itiraf girip sildim. (bkz: ironiye gel)
gerçek adım jön değil.

franz kafka'nın kankasıyım.
tek gecelik beraber olduğum bir kız arkadaşım benden hoşlanınca onu kibarca reddedebilmek için disosiyatif kimlik bozukluğum var yani bir bedende birden çok karakter taşıyorum diyerek yalan söyledim ve bir daha görüşmedik.
dün gece hayatımın en boktan rüyasını gördüm. güneş patlamaları, siyah beyaz savaşlar, dünyaya inmiş ölüm melekleri falan alışık olduğum şeyler. - yeniden okuyana kadar sık gördüğüm bir rüya vardı: girmediğim dersler yüzünden bitiremediğim okul kabusu. daha önce okul bırakmama rağmen 4 yıl okuyup bitirdiğim lisans programı bunu yok etmemişti, şimdi tekrar okurken bu kabuslar yok oldu. ama - o çağları okul teması olmadan görmeye başladım şimdi de. zaman bilincimi kaybediyorum. değiştirdiğimde kelebek etkisi yaratacak olayları görüyorum dış pencereden. insanlar bana neler olup bittiğini anlatıyor. hiçbir müdahale şansım yok. hatta sesimin duyulup görüntümün herkese yansıdığından da emin değilim. ama ben görüyorum. alternatif evren sanki. burdakinden çok hayır gördük ya, alternatiflerde de hayat kalmamış. eskiden uçardık, levitasyonun binbir türlüsüyle ilerleme kaydederdik onlar da kalmadı. tanımadığım insanları iyileştirerek mental doyum sağlarım diye okumaya dümen kırdım, rüyalarda tanıdığım insanları hellraiser misali acı çektirilirken görüyorum. seni kıramadık, sevdiklerine işkence edelim belki konuşursun hesabı. müdahale edemediğimiz, çaresiz kaldığımız o kadar çok şey var ki. dünyanın dümeni andavalların, cahillerin elindeyken durup da her şeyi izlemek, elimizin altından kayıp gitmesine seyirci kalmak, bugüne değin manalı bulduğumuz çoğu şeyi anlamsızlaştırıyor. daha çekirdek değerler kalıyor elde ama vadesi geçmiş değerleri bozdurmadan cebinizde taşımak da sizi hiçbir yere götürmüyor. yazarken bir ana fikir, bağlama noktası olmayınca da pat diye kesilemiyor, fazlalık da olsa bir bitiş cümlesi arıyorum.

geceleri yazasım, üretesim geliyor bazen hala, eskiden kalma alışkanlık, robotlaşmış insanların atmosfere saldıkları karbon içimi donduruyor artık geceleri. yabancı bir gezegene düşmüş gibiyim, veya distopik filmlerdeki dış uzaydan gelen canlıların istilasıyla ruhsuzlaşmış dünyalılar arasında enfekte olmadan kalmayı başarabilmiş azınlıktan biri. toprak aynı, üzerinde yaşayanlar farklı. sen aynısın, her şey farklı. sen de aynı değilsin aslında da farklı istikamete gitmişsin. geçen bir arkadaş güzel özetledi, 30larda değişim başlıyor ama ne zamana kadar sürüyor bilmiyorum, diye. düşünmeden yaşamak nasıl bir şeydir merak etmiyor da değilim: tükettikleri üzerinden, içkidir, kıyafettir, kendini betimleyen insanlar ve boş muhabbetleri. edinim yok, üretim zaten yok.

bilgi çağı deniyor, yapıbozum ustası olarak onu da kırpalım, hayır, ilgi çağı.
bilgiye değil, ilgiye doymak istiyor günün insanları. buna açlar ve asla doymuyorlar. bağımlılık gibi, öğünü alınmadığında krizler yaşanıyor, o yüzdendir ki günübirlik kuruluyor menfi ilişkiler ve hiç kimse geleceğe yatırım "ilgi"ler biriktiremiyor. çünkü bugün alamazlarsa ölecekler. madde, alkol bağımlılığı gibi. yazdıkça tespit çıkıyor ama ben sıkıldım. benim kitabım basılmaz, sıla'nın şiirleri yayımlanırken kime, neyi, niye yazacağım. yazdık, çaldı çırptılar zaten bir de onunla uğraştık dönem dönem. üretime saygı yok ki tüketene bilgi veresin. ne bilgi ne ilgi, varlığımızı gizleyerek yaşamaya devam edelim ki enfekte olmadan hayatımızı sürdürebilelim. (bkz: invasion of the body snatchers)
şimdilik bu kadar. işbu girift okunduktan hemen sonra kendisini ihya edecektir. görüşürüz, m.
açmak istediğim kafenin lokasyonunu bile belirledim fakat bütçem 7 tl.
Ege Sözlük - 2018